15 Ocak 2011

Masal

  Seni anlattı gökyüzü. Anlatırken dayanamadı, ağladı.
Bir masal tadında anlattı seni. Uyumama yardımcı olmadı ama o çok ağladı.

  Aslında biliyordum bu masalı; bizim masalımızı. Her dakika içindeyim zaten ama.. Bir başkasından dinlemek tuhaf yapıyor adamı. Sevgimi, halimi senin yerine başkalarının anlaması, başkalarının sahip çıkması onlara, yüreğime dokunuyor.
  Kuşlar geldi sonra. Bulutlar; kuşların konuşma balonları*. Çeşitli şekillerle anlattılar dertlerini onlar da. Sonra, oturdular, düşündüler ve hep birlikte bana üzüldüler. Yapmayın, dedim. Dinlemediler.
  Sonra gökyüzü devreye girip kovdu kuşları. Kovdu da o bulutlar, o uçuşları, o halleri gitti mi gözümün önünden? Tabii ki hayır. Sensiz her dakika biraz daha acınıyor biraz daha yok oluyorum. Anladım sonunda.
  Gökyüzü kafamı dağıtmaya çalıştı ama benden önce kendine bakması lazımdı. Gözleri şişmiş, her yer sırıl sıklam olmuştu. Kentte ıslanmayan tek yer yoktu. Dışarıda olduğunu umut ettik. Gözyaşlarımızla ıslan diye..

 Ve ardından, birden uyandım. O bir rüyaydı fakat dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Hatta penceremden içeri su sızıyordu. Ben de hem terden hem ağlamaktan sırıl sıklam olmuştum. Kalktım, pencerenin önüne bezler koydum, üstümü değiştirdim ve sıcak yatağıma geri döndüm.
  Rüyalarda yanına gelebilmek, sana dokunmak, elini tutmak her şeye bedeldi. Yine seni düşünerek daldım rüyalara..
  Hâlâ inancım var. Belki de yağmur, gerçekten geri verecek buharlaşan sevgimizi...


*: ruh'hu, The God Jr. -Küçük İskender- syf:129

Eski Bir Dost Gibi

  Merhabalarr,  merhabalar efenim. Hoş geldiniz sefa getirdiniz. Nasılsınız, iyi misiniz? Şimdi sizlere benim çokk sevdiğim, Sayın Saadettin ÖKTENAY'ın nacizane parçası olan aşkın kanunu sesledireceğim efenim.. Aşkınn kanunuu yazzsam yenidenn..
 
  Yo, yo hayır. Girişim böyle değil.
 
  Efenim, şimdi nasıl başlanır ki söze? Ben kendi çapında çeşit çeşit yazılar yazan, hayata farklı pencerelerden bakmayı seven, kendi dünyasında yaşayan küçücük bir insanım. İçimdeki ilhama "Dur!" diyemediğim için de git gide artmakta yazılarım. Artık güzel bir ortamda paylaşmak gerekiyordu ki ben de burayı tercih ettim. Bundan sonra düşündüğüm, yazdığım ne varsa buradan takip edebileceksiniz.
  Kendi kendime çok konuştum zamanında ama şimdi zaman; size açılma zamanı.

  Evvett.. Kahveler hazırlansın, bazı yazılar şiddetli aşk içereceğinden çikolata da alınsın ve düşünün ben sizin çok eski bir dostunuzum. Evinize dertleşmeye geldim ve hikayelerimi anlatıyorum.
Hadi, hazırsanız gelin, başlayayım anlatmaya..